#

360°KOÇLUK'ta Bahçıvan Modeli

Kutsal kitaplarda da bulunan temel ahlaki ilkelerinden biri, ''kendine nasıl davranılmasını istiyorsan, sen de başkalarına öyle davrandır. Bu söz “gündelik hayatta başkalarına kötülük yapmamak” olarak algılandığından akla yatkın gibi görünür. Ancak gerek sosyal hayatın, gerekse iş hayatının birçok alanında bu söz, ilişkileri bozar ve hayatı zorlaştırır.

“Kendine nasıl davranılmasını arzuluyorsan sen de başkalarına aynı şekilde davran” demek, “kendi istek ve beklentilerim herkes için geçerlidir” ya da “Herkes benim gibi olmalıdır” demekten farklı değildir.

10 yaşındaki bir kız çocuğu, 6 yaş küçük kardeşine doğum günü hediyesi olarak, o dönemde kendi grubundaki çocuklar arasında moda olan ve kendisinin de çeşitli tiplerini biriktirdiği barbie bebek figürü almış ancak bu hediye düşündüğü gibi kabul görmemiştir. Çünkü küçük kardeşi oyuncak hamur meraklısıdır. O yaşlar için anlaşılabilecek bu iyi niyetli ancak fazlasıyla basit düşünce tarzı, kendini evrenin merkezi saymanın bir göstergesidir.

Size Nasıl Davranılmasını İstiyorsanız Başkalarına Öyle Davranmayın

Çoğu ebeveyn, tecrübeli öğretmen ve yönetici, bahçıvanları örnek alır. İyi bir bahçıvan her çiçeğin ve bitkinin gelişebilmek için farklı su, sıcaklık, ışık ve bakıma ihtiyaç duyduğunu bilir. “Bugünün kontenjanı budur,” diye bütün çiçeklere aynı miktarda su vermez. Onları birbiriyle kıyaslamaz. Bir bahçıvan, bitkinin türüne göre önce toprağı hazırlar, sonra eker, ardından sular, bitkinin gelişmesine sabır gösterir, ayrık otlarını ayıklar, toprağı çapalar, gerektiği yerde destek verir, gerektiği zaman da budar.

360° öğrenci koçluğu eğitimi alan koçlar da tıpkı bahçıvan modelinin sahip olduğu tarzda bir anlayış benimseyerek, öğrencilerin kişiliklerini ve özgünlüklerini kabul edip onlara uygun yaklaşım sergilerler; onlara uygun çalışma ortamı ve çalışma planları hazırlarlar. Eğitim koçluğunu icra eden 360°eğitim koçları kendi kafalarındaki “ideal çocuğu” yaratmak için onları zorlamaz; kendi beklentilerini öğrenciye yansıtmazlar, öğrencilerinin öz saygılarını yükselterek onları kendi potansiyellerine göre değerlendirirler.

Genellemeyin, Kişiselleştirin

360° öğrenci koçluğu eğitimi alan her öğrenci koçu öğrencilerinin farklı türde zekâya ve farklı kişilik özelliklerine, bunun sonucunda da farklı ilgi alanlarına sahip olduğunu bilir. Birbirinden farklı zekâ türlerinin farklı ilgi alanları doğuracağını bilir ve bunun her öğrenci için farklı bir öğrenme potansiyeli sağlayacağını kabul eder. Profesyonel bir öğrenci koçu, öğrencilerini hayata hazırlamanın yolunun onları bilgilendirmek ve koçluk sürecinde yol arkadaşlığı yapmak dışında onların öz saygılarını arttırmaktan geçtiğini bilir ve buna yönelik çalışmalar yapar burada 360° koçluk yazılımı, koça, öğrencisinin öz saygısını nasıl arttıracağına dair yönergeler verir bunun yanında öğrencisini 80 farklı yönden tanımasını sağlar ve diğer konularda da öğrencisi hakkında yönergeler verir. İşte 360° öğrenci koçluğu eğitiminin ve yazılımının diğer koçluklardan ayrıldığı noktalardan biri budur.

Profesyonel bir öğrenci koçu öğrencilerine verdiği değeri, beklentilerini açıkça ifade ederek ya da öğrenciden öğrenciye değişen farklı yollarla gösterir. Öğrencilerinin kendilerini nasıl hissettikleriyle ilgilenir. Onların hayatta neye değer verdiklerini öğrenerek neyle motive olduklarını anlamaya çalışır. İnsanların hayatında iz bırakanların yaklaşılabilir kişiler olduğunu bilir, hatalara karşı hoşgörülü olurlar. Profesyonel öğrenci koçları genelleyerek değil, kişiselleştirerek süreci takip ederler.

Eğitim koçları, öğrencilerinin bireyselliğine ve özgün kişiliğine saygı gösterirler. Toplumdaki genel anlayışın aksine, kendilerine nasıl davranılmasını istiyorlarsa başkalarına öyle davranmazlar. Bu yüzden koçlar, sıradan öğretmenlerin ve yöneticilerin yaptığı gibi genelleyerek değil, insanların hayatında iz bırakan öğretmenlerin ve iş liderlerinin yaptığı gibi tüm öğrencileri kişiselleştirerek ele almak ve yönlendirmek gerektiğini bilirler ve buna göre hareket ederler.

Danışanınızı Anlayın

Bireyin hayatında iz bırakan bir eğitim koçu olmanın yolu, onu tanımaktan geçer. Bu da ancak ona zaman ayırmakla mümkündür. Bireyi tanımanın birkaç yolu vardır. Bunların en önceliklisi soru sormak, İkincisi beden diline dikkat etmektir. Bunlar diğer koçluk sistemlerinde olduğu gibi bizim 360° öğrenci koçluğu sistemi için de büyük önem arz ederler ancak burada öğrenciyi tanıma konusunda 360° öğrenci koçluğu eğitimi alan ve yazılımını kullanan bir eğitim koçu her zaman diğerlerinden birkaç adım öndedir çünkü 360° öğrenci koçluğu eğitimi alan eğitim koçu öğrencisini onunla saatler geçirse bile tanıyamayacağı şekilde tanımasını sağlayacak bir koçluk yazılımıyla desteklenmektedir.

İyi bir eğitim koçu öğrencisiyle birlikteyken, çoğunun yaptığı gibi kendisi konuşup öğrencisine ders vermek ya da "ne kadar hayran olunacak bir insan olduğunu” anlatmak yerine onu tanıyacak sorular sorar. Ona güçlü yanlarını sorar; örneğin güçlü yönünü bugüne kadar hayata nasıl yansıttığını öğrenir. Gösterdiği başarılarda dış koşulların ne olduğunu anlamaya çalışır. Yardım isteyip istemediğini, eğer istediyse kimden destek aldığını, neden onu seçtiğini öğrenmeye çalışır. 360° öğrenci koçluğu eğitimi alan bir eğitim koçu ise öğrencisinin güçlü yanlarını, yazılımın kendisine verdiği ayrıntılı raporla daha onunla henüz görüşme yapmadan bile öğrenebilir böylece koçluk süreci daha sağlam temeller üzerine bina edilmiş olur ve daha sağlıklı-güçlü ilerler.

Bir eğitim koçu görüşmelerinde bugüne kadar büyük keyifle çalıştığı ve birlikteyken kendini çok iyi hissettiği yardım aldığı kişilerin kim olduğunu sorar. Tam tersi duyguları kendisine yaşatan kişileri de öğrenmek ister. Kendisiyle nasıl bir ilişki yaşamak istediğini anlar. Bunun altında yatan nedenleri görmeye çalışır.

Bütün bu paylaşımlar, sohbetler sırasında eğitim koçları ayrıntılara dikkat eder, verilen mesajların arkasındaki duyguları anlamaya çalışır, emin olmadığı yerde kapı açıcılar kullanıp sohbeti derinleştirir. Konuşmanın hiçbir aşamasında yargılamaz ve öğrencide açık veya örtülü bir yetersizlik duygusu doğurmaz. Yargılamanın öğrenciyi savunmaya yönelttiğini ve kendini olduğu gibi ortaya koymaktan uzaklaştırdığını bilir. Bunun yerine dikkatini, öğrencinin anlattıklarından ve yaşadıklarından ne sonuç çıkardığını anlamaya verir.

Birçok öğretmen, “Benim böyle bir şeye zamanım mı var?” yaklaşımını benimsediğinden koçlar bu yaklaşımdan uzak durmalıdır. Kendi uygulamalarımdan çok iyi biliyorum ki, öğrencileri tanımak ve geliştirmek için zamanının %10’unu ayırmayan koçlar, onların sebep olduğu sorunları çözmek için zamanının giderek daha büyük bir bölümünü ayırmak zorunda kalıyor.

Ve son olarak diyoruz ki: Her şeyi zamanında yapmak... İşte bütün mesele bu!